Hûd Suresi 72-79. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
72. |
قَالَتْ:
dedi ki 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
وَيْلَتَىٰ:
vah bana 
|
أَأَلِدُ:
ben doğuracak mıyım? 
|
وَأَنَا:
ben böyle 
|
عَجُوزٌ:
kocamış bir kadın iken 
|
وَهَٰذَا:
ve şu 
|
بَعْلِي:
kocam da 
|
شَيْخًا:
bir ihtiyar iken 
|
إِنَّ:
gerçekten 
|
هَٰذَا:
bu 
|
لَشَيْءٌ:
bir şeydir 
|
عَجِيبٌ:
şaşırtıcı 
|
73. |
قَالُوا:
dediler 
|
أَتَعْجَبِينَ:
şaşıyor musun? 
|
مِنْ:

|
أَمْرِ:
işine 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
رَحْمَتُ:
rahmeti 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
وَبَرَكَاتُهُ:
ve bereketleri 
|
عَلَيْكُمْ:
sizin üzerinizedir 
|
أَهْلَ:
(ey) halkı 
|
الْبَيْتِ:
ev 
|
إِنَّهُ:
şüphesiz O 
|
حَمِيدٌ:
övgüye layıktır 
|
مَجِيدٌ:
lütfu bol olandır 
|
74. |
فَلَمَّا:
ne zaman ki 
|
ذَهَبَ:
gidince 
|
عَنْ:
-den 
|
إِبْرَاهِيمَ:
İbrahim- 
|
الرَّوْعُ:
korku 
|
وَجَاءَتْهُ:
ve kendisine gelince 
|
الْبُشْرَىٰ:
müjde 
|
يُجَادِلُنَا:
bizimle tartışmaya girişti 
|
فِي:
hakkında 
|
قَوْمِ:
kavmi 
|
لُوطٍ:
Lut 
|
75. |
إِنَّ:
doğrusu 
|
إِبْرَاهِيمَ:
İbrahim 
|
لَحَلِيمٌ:
çok yumuşak huylu idi 
|
أَوَّاهٌ:
çok içli idi 
|
مُنِيبٌ:
gönülden (Allaha) yönelen biriydi 
|
76. |
يَا:
EY/HEY/AH 
|
إِبْرَاهِيمُ:
İbrahim 
|
أَعْرِضْ:
vazgeç 
|
عَنْ:

|
هَٰذَا:
bundan 
|
إِنَّهُ:
doğrusu o 
|
قَدْ:
elbette 
|
جَاءَ:
gelmiştir 
|
أَمْرُ:
emri 
|
رَبِّكَ:
Rabbinin 
|
وَإِنَّهُمْ:
ve onlara 
|
اتِيهِمْ:
gelmektedir 
|
عَذَابٌ:
bir azap 
|
غَيْرُ:

|
مَرْدُودٍ:
geri çevrilmeyecek 
|
77. |
وَلَمَّا:
ve ne zaman ki 
|
جَاءَتْ:
gelince 
|
رُسُلُنَا:
Elçilerimiz 
|
لُوطًا:
Lut'a 
|
سِيءَ:
kaygılandı 
|
بِهِمْ:
onlardan 
|
وَضَاقَ:
ve göğsüne bastı 
|
بِهِمْ:
onlardan 
|
ذَرْعًا:
bir sıkıntı 
|
وَقَالَ:
ve dedi ki 
|
هَٰذَا:
bu 
|
يَوْمٌ:
bir gündür 
|
عَصِيبٌ:
çetin 
|
78. |
وَجَاءَهُ:
ve geldi 
|
قَوْمُهُ:
kavmi 
|
يُهْرَعُونَ:
koşarak 
|
إِلَيْهِ:
ona 
|
وَمِنْ:

|
قَبْلُ:
ve daha önce 
|
كَانُوا:

|
يَعْمَلُونَ:
işliyorlardı 
|
السَّيِّئَاتِ:
kötü işler 
|
قَالَ:
dedi ki 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
قَوْمِ:
kavmim 
|
هَٰؤُلَاءِ:
şunlar 
|
بَنَاتِي:
kızlarımdır 
|
هُنَّ:
onlar 
|
أَطْهَرُ:
daha temizdir 
|
لَكُمْ:
sizin için 
|
فَاتَّقُوا:
korkun 
|
اللَّهَ:
Allah'tan 
|
وَلَا:
ve 
|
تُخْزُونِ:
beni rezil etmeyin 
|
فِي:
arasında 
|
ضَيْفِي:
konuklarım 
|
أَلَيْسَ:
yok mudur? 
|
مِنْكُمْ:
içinizde 
|
رَجُلٌ:
bir adam 
|
رَشِيدٌ:
aklı başında 
|
79. |
قَالُوا:
dediler ki 
|
لَقَدْ:
muhakkak 
|
عَلِمْتَ:
sen bilirsin ki 
|
مَا:
yoktur 
|
لَنَا:
bizim 
|
فِي:

|
بَنَاتِكَ:
senin kızlarında 
|
مِنْ:
hiç bir 
|
حَقٍّ:
hakkımız 
|
وَإِنَّكَ:
ve sen 
|
لَتَعْلَمُ:
iyi bilirsin 
|
مَا:
şeyi 
|
نُرِيدُ:
bizim istediğimiz 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Hûd Suresi 72-79. Ayetler) — kuranmeali.eu/11/72
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.