Hûd Suresi 61-64. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
61. |
وَإِلَىٰ:
ve (gönderdik) 
|
ثَمُودَ:
Semud halkına 
|
أَخَاهُمْ:
kardeşleri 
|
صَالِحًا:
Salih'i 
|
قَالَ:
şöyle dedi 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
قَوْمِ:
kavmim 
|
اعْبُدُوا:
kulluk edin 
|
اللَّهَ:
Allah'a 
|
مَا:
yoktur 
|
لَكُمْ:
sizin 
|
مِنْ:

|
إِلَٰهٍ:
ilahınız 
|
غَيْرُهُ:
O'ndan başka 
|
هُوَ:
O 
|
أَنْشَأَكُمْ:
sizi yarattı 
|
مِنَ:

|
الْأَرْضِ:
yerden 
|
وَاسْتَعْمَرَكُمْ:
ve size ömür sürdürdü 
|
فِيهَا:
orada 
|
فَاسْتَغْفِرُوهُ:
O'ndan bağışlanma dileyin 
|
ثُمَّ:
sonra 
|
تُوبُوا:
tevbe edin 
|
إِلَيْهِ:
O'na 
|
إِنَّ:
muhakkak ki 
|
رَبِّي:
Rabbim 
|
قَرِيبٌ:
yakındır 
|
مُجِيبٌ:
kabul edendir 
|
62. |
قَالُوا:
dediler ki 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
صَالِحُ:
Salih 
|
قَدْ:
doğrusu 
|
كُنْتَ:
sen idin 
|
فِينَا:
aramızda 
|
مَرْجُوًّا:
ümit beslenen biri 
|
قَبْلَ:
önce 
|
هَٰذَا:
bundan 
|
أَتَنْهَانَا:
bizi men mi ediyorsun? 
|
أَنْ:

|
نَعْبُدَ:
tapmaktan 
|
مَا:

|
يَعْبُدُ:
taptıklarına 
|
ابَاؤُنَا:
babalarımızın 
|
وَإِنَّنَا:
doğrusu biz 
|
لَفِي:
içindeyiz 
|
شَكٍّ:
şüphe 
|
مِمَّا:
şeyden 
|
تَدْعُونَا:
bizi çağırdığın 
|
إِلَيْهِ:
kendisine 
|
مُرِيبٍ:
tereddütlü 
|
63. |
قَالَ:
dedi ki 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
قَوْمِ:
kavmim 
|
أَرَأَيْتُمْ:
Ne dersiniz? 
|
إِنْ:
eğer 
|
كُنْتُ:
ben isem 
|
عَلَىٰ:
üzere 
|
بَيِّنَةٍ:
apaçık bir belge 
|
مِنْ:
-den 
|
رَبِّي:
Rabbim- 
|
وَاتَانِي:
ve O bana vermişse 
|
مِنْهُ:
kendinden 
|
رَحْمَةً:
bir rahmet 
|
فَمَنْ:
kim 
|
يَنْصُرُنِي:
bana yardım edebilir? 
|
مِنَ:
karşı 
|
اللَّهِ:
Allah'a 
|
إِنْ:
eğer 
|
عَصَيْتُهُ:
O'na isyan edersem 
|
فَمَا:
olmaz 
|
تَزِيدُونَنِي:
bana bir katkınız 
|
غَيْرَ:
başka 
|
تَخْسِيرٍ:
kaybımı artırmaktan 
|
64. |
ويَا:
ve EY/HEY/AH 
|
قَوْمِ:
kavmim 
|
هَٰذِهِ:
şu 
|
نَاقَةُ:
dişi devesi 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
لَكُمْ:
sizin için 
|
ايَةً:
bir mucizedir 
|
فَذَرُوهَا:
onu bırakın 
|
تَأْكُلْ:
otlasın 
|
فِي:

|
أَرْضِ:
toprağında 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
وَلَا:

|
تَمَسُّوهَا:
ona dokundurmayın 
|
بِسُوءٍ:
bir kötülük 
|
فَيَأْخُذَكُمْ:
yoksa sizi yakalar 
|
عَذَابٌ:
bir azap 
|
قَرِيبٌ:
yakın 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Hûd Suresi 61-64. Ayetler) — kuranmeali.eu/11/61
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.