Hûd Suresi 36-43. Ayet — Kırık Meal (Arapça) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
36. |
وَأُوحِيَ:
vahyolundu 
|
إِلَىٰ:

|
نُوحٍ:
Nuh'a 
|
أَنَّهُ:
gerçekten 
|
لَنْ:

|
يُؤْمِنَ:
kimse iman etmeyecek 
|
مِنْ:
-den 
|
قَوْمِكَ:
kavmin- 
|
إِلَّا:
dışında 
|
مَنْ:
kimselerin 
|
قَدْ:
(şimdiye kadar) 
|
امَنَ:
iman eden 
|
فَلَا:

|
تَبْتَئِسْ:
üzülme 
|
بِمَا:
dolayı 
|
كَانُوا:

|
يَفْعَلُونَ:
onların yaptıklarından 
|
37. |
وَاصْنَعِ:
ve yap 
|
الْفُلْكَ:
gemiyi 
|
بِأَعْيُنِنَا:
bizim gözetimimiz altında 
|
وَوَحْيِنَا:
ve vahyimizle 
|
وَلَا:

|
تُخَاطِبْنِي:
bana hitap (dua) etme 
|
فِي:
hakkında 
|
الَّذِينَ:
kimseler 
|
ظَلَمُوا:
zulmeden(ler) 
|
إِنَّهُمْ:
onlar 
|
مُغْرَقُونَ:
suda boğulacaklardır 
|
38. |
وَيَصْنَعُ:
ve yapıyordu 
|
الْفُلْكَ:
gemiyi 
|
وَكُلَّمَا:
ve ne zaman 
|
مَرَّ:
yanından geçse 
|
عَلَيْهِ:
onun 
|
مَلَأٌ:
ileri gelenler 
|
مِنْ:
-den 
|
قَوْمِهِ:
kavmin- 
|
سَخِرُوا:
alay ediyorlardı 
|
مِنْهُ:
onunla 
|
قَالَ:
dedi ki 
|
إِنْ:
eğer 
|
تَسْخَرُوا:
alay ederseniz 
|
مِنَّا:
bizimle 
|
فَإِنَّا:
muhakkak biz de 
|
نَسْخَرُ:
alay edeceğiz 
|
مِنْكُمْ:
sizinle 
|
كَمَا:
gibi 
|
تَسْخَرُونَ:
sizin alay ettiğiniz 
|
39. |
فَسَوْفَ:
yakında 
|
تَعْلَمُونَ:
bileceksiniz 
|
مَنْ:
kime 
|
يَأْتِيهِ:
geleceğini 
|
عَذَابٌ:
azabın 
|
يُخْزِيهِ:
rezil edici 
|
وَيَحِلُّ:
ve ineceğini 
|
عَلَيْهِ:
başına 
|
عَذَابٌ:
azabın 
|
مُقِيمٌ:
kalıcı 
|
40. |
حَتَّىٰ:
sonunda 
|
إِذَا:
zaman 
|
جَاءَ:
geldiği 
|
أَمْرُنَا:
emrimiz 
|
وَفَارَ:
ve kaynadığında 
|
التَّنُّورُ:
tandır 
|
قُلْنَا:
dedik ki 
|
احْمِلْ:
bindir 
|
فِيهَا:
ona 
|
مِنْ:

|
كُلٍّ:
her şeyden 
|
زَوْجَيْنِ:
çifti 
|
اثْنَيْنِ:
ikişer 
|
وَأَهْلَكَ:
ve aileni 
|
إِلَّا:
dışındaki 
|
مَنْ:
olanlar 
|
سَبَقَ:
önceden 
|
عَلَيْهِ:
aleyhlerine 
|
الْقَوْلُ:
hüküm verilmiş 
|
وَمَنْ:
ve 
|
امَنَ:
iman edenleri 
|
وَمَا:
ve 
|
امَنَ:
zaten iman etmemişti 
|
مَعَهُ:
onunla beraber 
|
إِلَّا:
dışında 
|
قَلِيلٌ:
çok az kimse 
|
41. |
وَقَالَ:
ve dedi ki 
|
ارْكَبُوا:
haydi binin 
|
فِيهَا:
ona 
|
بِسْمِ:
adıyladır 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
مَجْرَاهَا:
yüzmesi de 
|
وَمُرْسَاهَا:
ve durması da 
|
إِنَّ:
şüphesiz 
|
رَبِّي:
Rabbim 
|
لَغَفُورٌ:
bağışlayıcıdır 
|
رَحِيمٌ:
rahmet edicidir 
|
42. |
وَهِيَ:
(Gemi) 
|
تَجْرِي:
geçirirken 
|
بِهِمْ:
onları 
|
فِي:
içinden 
|
مَوْجٍ:
dalgaların 
|
كَالْجِبَالِ:
dağlar gibi 
|
وَنَادَىٰ:
ve seslendi 
|
نُوحٌ:
Nuh 
|
ابْنَهُ:
oğluna 
|
وَكَانَ:
ve o (idi) 
|
فِي:

|
مَعْزِلٍ:
bir kenarda 
|
يَا:
EY/HEY/AH 
|
بَنِي:
Çocukları 
|
ارْكَبْ:
gel bin 
|
مَعَنَا:
bizimle birlikte 
|
وَلَا:
ve- 
|
تَكُنْ:
olma 
|
مَعَ:
beraber 
|
الْكَافِرِينَ:
kâfirlerle 
|
43. |
قَالَ:
(O) dedi ki 
|
سَاوِي:
sığınacağım 
|
إِلَىٰ:

|
جَبَلٍ:
bir dağa 
|
يَعْصِمُنِي:
o beni korur 
|
مِنَ:
-dan 
|
الْمَاءِ:
su- 
|
قَالَ:
dedi ki 
|
لَا:
yoktur 
|
عَاصِمَ:
kurtulacak 
|
الْيَوْمَ:
bugün 
|
مِنْ:
-nden 
|
أَمْرِ:
emri- 
|
اللَّهِ:
Allah'ın 
|
إِلَّا:
dışında 
|
مَنْ:
kimselerin 
|
رَحِمَ:
merhanet ettiği 
|
وَحَالَ:
bu sırada girdi 
|
بَيْنَهُمَا:
aralarına 
|
الْمَوْجُ:
bir dalga 
|
فَكَانَ:
ve o da oldu 
|
مِنَ:
-dan 
|
الْمُغْرَقِينَ:
boğulanlar- 
|
( Kırık Meal (Arapça) Meali; Hûd Suresi 36-43. Ayetler) — kuranmeali.eu/11/36
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.