Yûnus Suresi 20-27. Ayet — Kırık Meal (Transcript) Meali
Metni düzenleyebilir, kopyalayabilir veya paylaşabilirsiniz. Ayet ekleyip çıkarmak için alttaki düğmeleri kullanın.
20. |VYGVLVN: ve diyorlar | LVLE: keşke | ÊNZL: indirilse | ALYH: ona | ËYT: bir mucize | MN: | RBH: Rabbinden | FGL: de ki | ÎNME: ancak | ELĞYB: gayb | LLH: Allah'ındır | FENTƵRVE: bekleyin | ÎNY: elbette ben de | MAKM: sizinle birlikte | MN: | ELMNTƵRYN: bekleyenlerdenim |
21. |VÎZ̃E: ve zaman | ÊZ̃GNE: tattırdığımız | ELNES: insanlara | RḪMT: genişlik | MN: | BAD̃: sonra | ŽREÙ: bir darlıktan | MSTHM: kendilerine dokunan | ÎZ̃E: hemen | LHM: onların vardır | MKR: hileleri | FY: hakkında | ËYETNE: ayetlerimiz | GL: de ki | ELLH: Allah | ÊSRA: daha hızlıdır | MKRE: düzen kurmada | ÎN: şüphesiz | RSLNE: elçilerimiz | YKTBVN: yazmaktadırlar | ME: | TMKRVN: sizin hilelerinizi |
22. |HV: O'dur | ELZ̃Y: | YSYRKM: sizi gezdiren | FY: | ELBR: karada | VELBḪR: ve denizde | ḪT: hatta | ÎZ̃E: zaman | KNTM: olduğunuz | FY: | ELFLK: gemide | VCRYN: ve yürüttüğü (zaman) | BHM: bununla | BRYḪ: bir rüzgârın | ŦYBT: tatlı | VFRḪVE: ve neşelendikleri sırada | BHE: onların bununla | CEÙTHE: birden çıkıp | RYḪ: bir fırtına | AEṦF: sert | VCEÙHM: ve geldiğinde | ELMVC: dalgalar | MN: | KL: her | MKEN: yönden | VƵNVE: ve kanaat getirdiklerinde | ÊNHM: muhakkak onlar | ÊḪYŦ: kuşatıldıklarına | BHM: kendilerinin | D̃AVE: dua etmeye başlarlar | ELLH: Allah'a | MḢLṦYN: has kılarak | LH: O'na | ELD̃YN: dini | LÙN: eğer | ÊNCYTNE: bizi kurtarırsan | MN: | HZ̃H: bundan | LNKVNN: elbette olacağız | MN: -den | ELŞEKRYN: şükredenler- |
23. |FLME: ne zaman ki | ÊNCEHM: kurtarır onları | ÎZ̃E: hemen | HM: onlar | YBĞVN: taşkınlık etmeye başlarlar | FY: | ELÊRŽ: yeryüzünde | BĞYR: | ELḪG: haksız yere | YE: EY/HEY/AH | ÊYHE: SİZ! | ELNES: insanlar | ÎNME: gerçekte | BĞYKM: taşkınlığınız | AL: aleyhinize olan | ÊNFSKM: kendinizin | MTEA: geçici zevkleridir | ELḪYET: hayatının | ELD̃NYE: dünya | S̃M: sonra | ÎLYNE: bizedir | MRCAKM: dönüşünüz | FNNBÙKM: ve size bildiririz | BME: şeyi | KNTM: olduğunuz | TAMLVN: yapıyor |
24. |ÎNME: ancak | MS̃L: örneği | ELḪYET: hayatının | ELD̃NYE: dünya | KMEÙ: suya benzer | ÊNZLNEH: indirdiğimiz | MN: | ELSMEÙ: gökten | FEḢTLŦ: birbirine karıştığı | BH: onunla | NBET: bitkilerinin | ELÊRŽ: yeryüzü | MME: öyle ki | YÊKL: yer | ELNES: insanlar | VELÊNAEM: ve hayvanlar | ḪT: sonuçta | ÎZ̃E: sırada | ÊḢZ̃T: alıp | ELÊRŽ: yeryüzü | ZḢRFHE: güzelliğini | VEZYNT: ve süslendiği | VƵN: ve sandıkları | ÊHLHE: sahiplerinin | ÊNHM: gerçekten | GED̃RVN: kadir olduklarını | ALYHE: bunlara | ÊTEHE: gelir | ÊMRNE: emrimiz | LYLE: gece | ÊV: veya | NHERE: gündüz | FCALNEHE: böylece onları çeviririz | ḪṦYD̃E: biçilmiş hale | KÊN: gibi | LM: | TĞN: hiç yokmuş | BELÊMS: bir gün önce | KZ̃LK: işte böyle | NFṦL: ayrıntılı olarak açıklıyoruz | EL ËYET: ayetlerimizi | LGVM: topluluk için | YTFKRVN: düşünen |
25. |VELLH: Allah | YD̃AV: çağırır | ÎL: | D̃ER: yurduna | ELSLEM: esenlik | VYHD̃Y: ve iletir | MN: kimseyi | YŞEÙ: dilediği | ÎL: | ṦREŦ: yola | MSTGYM: doğru |
26. |LLZ̃YN: kimselere vardır | ÊḪSNVE: iyilik eden(lere) | ELḪSN: daha iyisi | VZYED̃T: ve fazlası | VLE: | YRHG: bürümez | VCVHHM: onların yüzlerini | GTR: karalık | VLE: | Z̃LT: ve aşağılık | ÊVLÙK: işte bunlar | ÊṦḪEB: ehlidirler | ELCNT: cennet | HM: onlar | FYHE: orada | ḢELD̃VN: sürekli kalıcıdırlar |
27. |VELZ̃YN: kimselere gelince | KSBVE: kazanan(lara) | ELSYÙET: kötülükler | CZEÙ: ceza verilir | SYÙT: bir kötülüğe | BMS̃LHE: aynıyla | VTRHGHM: ve bürür | Z̃LT: bir aşağılık | ME: yoktur | LHM: onlar için | MN: -tan | ELLH: Allah- | MN: | AEṦM: kurtaracak | KÊNME: gibidir | ÊĞŞYT: kaplanmış | VCVHHM: yüzleri | GŦAE: parçalarıyla | MN: | ELLYL: bir gecenin | MƵLME: kapkaranlık | ÊVLÙK: bunlar | ÊṦḪEB: ehlidirler | ELNER: cehennem | HM: onlar | FYHE: orada | ḢELD̃VN: sürekli kalıcıdırlar |
( Kırık Meal (Transcript) Meali; Yûnus Suresi 20-27. Ayetler) — kuranmeali.eu/10/20
+ Önceki ayet − İlk ayeti kaldır − Son ayeti kaldır Sonraki ayet +
WhatsApp X Facebook E-posta
Not: Her mealin tüm ayetleri sistemde bulunmayabilir; ayet eklendiği halde görünmüyorsa bu nedenledir.